Metrika

UI/UX Tasarım Dönüşüm Oranlarını Nasıl Etkiler?

Ortalama okuma süresi: dakika
İçindekiler:
UI/UX Tasarım Dönüşüm Oranlarını Nasıl Etkiler?
Bu içeriği Yapay Zeka (AI) ile özetleyin:

Bir web sitesinin güzel görünmesi önemlidir ama kullanıcıyı müşteriye dönüştüren şey yalnızca estetik değildir. UI UX tasarım, kullanıcının siteye ilk girdiği andan form gönderdiği, ürün satın aldığı, telefon numarasına dokunduğu ya da teklif istediği ana kadar yaşadığı bütün süreci kapsar. Tasarım bu süreci kolaylaştırabiliyorsa dönüşüm oranına katkı sağlar; kullanıcıyı gereksiz yere düşündürüyor, yavaşlatıyor veya tereddütte bırakıyorsa tam tersine satış kaybına neden olabilir.

Aynı ürünü aynı fiyata satan iki e-ticaret sitesinin çok farklı dönüşüm oranlarına sahip olması bu yüzden şaşırtıcı değildir. Birinde kullanıcı ürünü kolayca bulur, fiyatı ve teslimat koşullarını hemen görür, varyasyonunu seçer ve birkaç adımda ödeme yapar. Diğerinde menüler karmaşıktır, fiyat bilgisi dağınıktır, kargo maliyeti son aşamada çıkar ve checkout gereksiz alanlarla uzar. İkinci site daha şık görünse bile kullanıcı deneyimi zayıfsa satış tarafında geride kalabilir.

Kullanıcı çoğu zaman “bu sitenin UX’i kötü” diye düşünmez. Sadece çıkar. UI/UX tasarımın dönüşüm üzerindeki etkisi de tam olarak burada başlar.

UI ile UX Aynı Şey Değil

UI ve UX sürekli birlikte kullanıldığı için aynı kavrammış gibi algılanabiliyor. Oysa aralarında belirgin bir fark var.

UI, yani User Interface, kullanıcının gördüğü arayüzü ifade eder. Renkler, fontlar, butonlar, kart yapıları, ikonlar, boşluklar ve sayfanın genel görsel düzeni UI tarafına girer. UX, yani User Experience ise kullanıcının bu arayüzle ne kadar rahat ilerlediğini anlatır.

Örneğin oldukça modern, animasyonlarla desteklenmiş ve görsel olarak etkileyici bir e-ticaret sitesi düşünelim. Eğer kullanıcı ürün filtrelerini bulamıyor, sepete ekle butonu mobilde sürekli aşağıda kalıyor ve checkout sırasında üyelik açmaya zorlanıyorsa arayüz güzel olsa bile deneyim iyi değildir.

Tam tersi de mümkün. Kullanımı çok kolay fakat görsel olarak yıllardır güncellenmemiş bir site hâlâ satış yapabilir. Ancak bu durumda marka algısı ve güven tarafında eksik kalabilir.

İyi bir dijital üründe UI ve UX birlikte çalışır. Arayüz kullanıcıya nereye bakacağını gösterir, deneyim ise yapmak istediği işlemi mümkün olduğunca kolay tamamlamasını sağlar.

Dönüşüm Oranı Tasarımla Neden Bu Kadar Yakından İlgili?

Dönüşüm her site için farklı bir anlama gelir. E-ticarette satın alma olabilir, bir hukuk bürosunda iletişim formu, bir SaaS şirketinde demo talebi, bir klinikte randevu veya bir otelde rezervasyon.

UI/UX tasarımın görevi kullanıcıyı zorla bu aksiyona yönlendirmek değil. Kullanıcı zaten bir ihtiyacı olduğu için siteye gelir. İyi tasarım, bu ihtiyacın karşılanması önündeki gereksiz engelleri kaldırır.

Örneğin Google Ads üzerinden belirli bir hizmet için gelen kullanıcı karşısında şirket tarihçesi, uzun bir kurumsal video ve birbirine benzeyen birkaç farklı buton görürse ne yapması gerektiğini anlaması gecikir. Aynı hizmet sayfasında ihtiyaç net biçimde anlatılıyor, fiyatı etkileyen unsurlar açıklanıyor, referanslar gösteriliyor ve kullanıcı kolayca teklif talep edebiliyorsa süreç daha rahat ilerler.

Dönüşüm optimizasyonunda çoğu zaman mesele kullanıcıyı daha fazla ikna etmek değil, daha az düşündürmektir.

İlk Ekranda Ne Sunduğunuz Anlaşılmalı

Bir kullanıcı siteye girdiğinde birkaç saniye boyunca “burası tam olarak ne yapıyor?” diye düşünüyorsa ilk bölüm yeterince açık değildir.

Ana sayfanın veya landing page’in ilk ekranında işletmenin ne sunduğu anlaşılmalı. Bunun için her zaman yaratıcı sloganlara ihtiyaç yoktur. “Geleceği birlikte tasarlıyoruz” kulağa hoş gelebilir ama kullanıcının karşısında yazılım şirketi mi, mimarlık ofisi mi yoksa dijital ajans mı olduğunu anlaması güçleşebilir.

Bazen daha sade bir başlık çok daha iyi çalışır. “KOBİ’ler İçin SEO ve Google Ads Yönetimi” gibi bir ifade kullanıcının doğru yerde olup olmadığını birkaç saniyede anlamasını sağlar.

Marka dili yaratıcı olabilir. Ancak yaratıcılık, açıklığın önüne geçmemeli. Özellikle reklam trafiğinin geldiği landing page’lerde kullanıcıyı başlığı çözmeye zorlamak dönüşümün önünde gereksiz bir adım oluşturur.

Görsel Hiyerarşi Kullanıcının Dikkatini Yönetir

İyi tasarımda sayfadaki her unsur aynı ağırlıkta görünmez. Başlık ile açıklama aynı boyutta değildir, ana aksiyon butonu ile ikincil bağlantı aynı görsel öneme sahip değildir ve önemli bilgiler sayfanın rastgele bir yerine bırakılmaz.

Görsel hiyerarşi kullanıcıya neyin önce, neyin sonra okunacağını hissettirir. Kullanıcı sayfayı açtığında önce ana mesajı görür, ardından ürün veya hizmet hakkında gerekli bilgiyi alır ve uygun noktada aksiyona yönelir.

Sorun, işletme bütün avantajlarını aynı anda göstermek istediğinde başlar. Bir ekranda indirim oranı, ücretsiz kargo, geri sayım, kampanya rozeti, WhatsApp butonu, popup ve farklı CTA’lar aynı anda öne çıkıyorsa hiçbir unsur gerçekten öne çıkmaz.

İyi UI daha fazla elementi görünür yapmak değil, hangi bilginin önce görünmesi gerektiğine karar vermektir.

CTA Kullanıcıya Sonraki Adımı Anlatmalı

CTA, yani harekete geçirici buton, dönüşümün gerçekleştiği noktalardan biri. Ancak butonu daha büyük yapmak veya daha canlı bir renge çevirmek her zaman dönüşüm artışı sağlamaz.

Kullanıcı butona bastığında ne olacağını anlamalı. “Gönder” yerine “Teklif Al”, “Başla” yerine “Ücretsiz Demo Talep Et” gibi ifadeler bazı projelerde daha açıklayıcı olabilir.

CTA’nın sayfadaki zamanı da önemlidir. Basit bir ürün için kullanıcı hızlı karar verebilir. Ancak yüksek fiyatlı veya karmaşık bir hizmette kullanıcı önce detay görmek, süreci anlamak ve güven duymak ister. Bu nedenle her sayfaya aynı CTA mantığını uygulamak doğru değildir.

Buton yalnızca tasarım elementi değil, kullanıcı yolculuğunun bir parçasıdır.

Navigasyon Karmaşıksa Kullanıcı Aradığını Bulamaz

Bir web sitesinde menü yapısının amacı işletmenin iç organizasyonunu göstermek değil, kullanıcının istediği içeriğe hızlı ulaşmasını sağlamaktır.

Özellikle çok sayıda hizmeti veya ürünü olan sitelerde bu ayrım önemli. Şirket kendi içinde bir hizmet grubuna “Entegre Dijital Çözümler” diyebilir ama kullanıcı Google’da “Google Ads yönetimi” arıyorsa menüde müşterinin kullandığı dil daha anlamlıdır.

E-ticarette de aynı mantık geçerli. Kullanıcı ürünü markaya, kullanım alanına, ölçüye, bedene veya kategoriye göre arayabilir. Menü ve filtre yapısı müşterinin alışveriş davranışına göre hazırlanırsa ürün bulmak kolaylaşır.

İyi UX, şirketin iç terminolojisini müşterinin anlayacağı dile çevirir.

Formlar Gerektiği Kadar Uzun Olmalı

Lead toplayan sitelerde gereksiz uzun formlar dönüşümün önünde ciddi bir sürtünme yaratabilir.

İşletme satış ekibi için mümkün olduğunca çok bilgi toplamak isteyebilir. Şirket adı, telefon, e-posta, sektör, çalışan sayısı, bütçe, web sitesi, hizmet seçimi ve detaylı açıklama ilk temasta kullanıcının karşısına çıkarılabilir.

Sorulması gereken şey şu: Bu bilgilerin tamamı ilk görüşmeden önce gerçekten gerekli mi?

Çoğu hizmet işletmesinde ad, telefon veya e-posta ve ihtiyacın kısa açıklaması başlangıç için yeterli olabilir. Kalan bilgiler satış görüşmesinde öğrenilebilir. Elbette finans, sağlık veya karmaşık B2B süreçlerinde daha kapsamlı formlar gerekebilir. Burada önemli olan, her alanın bir gerekçesinin olması.

“Belki lazım olur” diye eklenen her alan kullanıcıya yeni bir işi tamamlatır.

Mobil Deneyim Masaüstünün Küçültülmüş Hali Olmamalı

Responsive tasarım artık temel bir beklenti. Ancak masaüstü sayfasını küçültüp telefona sığdırmak iyi mobil UX anlamına gelmiyor.

Mobil kullanıcı farklı şartlarda hareket ediyor. Tek elle siteyi kullanabilir, bağlantısı daha yavaş olabilir ve ekran alanı sınırlıdır. Klavye açıldığında kullanılabilir alan daha da küçülür.

Bu nedenle butonların rahat dokunulabilir olması, formların doğru klavyeyi açması, menünün kolay kullanılması ve sabit WhatsApp veya canlı destek öğelerinin ana aksiyonları kapatmaması gerekir.

Özellikle e-ticaret tarafında ürün sayfası ve checkout mutlaka gerçek telefon üzerinden test edilmeli. Yönetim panelinde düzgün görünen bir tasarım, gerçek cihazda kullanıcıyı zorlayabilir.

Mobil deneyimi masaüstünün ikincil versiyonu olarak görmek yerine ayrı bir kullanım senaryosu olarak ele almak daha sağlıklı.

Sayfa Hızı Kullanıcı Deneyiminin İlk Adımı

Site açılmadan kullanıcı deneyimi başlamış oluyor.

Kullanıcı birkaç saniye boyunca beyaz ekran görüyorsa ne kadar iyi hazırlanmış bir tasarımın onu beklediğinin pek önemi kalmıyor.

Bu nedenle UI/UX ile performansı birbirinden ayırmak doğru değil. Büyük görseller, ağır videolar, gereksiz animasyonlar ve çok sayıda üçüncü taraf script tasarımı etkileyici hale getirirken sayfayı da yavaşlatabilir.

Kullanıcı açısından deneyim oldukça basit: Sayfa hızlı açılıyor mu, butona dokunduğunda cevap veriyor mu ve tıklamak üzere olduğu öğe yükleme sırasında yer değiştiriyor mu?

Google’ın Core Web Vitals metrikleri de yükleme hızı, etkileşim ve görsel stabilite gibi konuları ölçüyor. Fakat işin özünde teknik puandan çok gerçek kullanıcının beklemek zorunda kalıp kalmadığı önemlidir.

Bir animasyon yalnızca güzel olduğu için ekleniyorsa ve sayfanın açılışını belirgin şekilde yavaşlatıyorsa yeniden değerlendirmek gerekir.

Güven Tasarımın Görünmeyen Taraflarından Biri

Özellikle kullanıcı markayı ilk kez görüyorsa site hakkında çok hızlı bir güven kararı verir.

Şirket bilgileri açık mı, telefon numarası bulunabiliyor mu, metinler düzgün mü, ürün veya hizmet bilgileri güncel mi, ödeme sayfası profesyonel mi, iade ve teslimat koşulları ulaşılabilir mi?

Bunların her biri küçük görünür ama birlikte güven oluşturur.

Burada tasarımın pahalı görünmesiyle güvenilir görünmesi arasında fark var. Çok fazla animasyon, efekt veya gösterişli unsur profesyonellik anlamına gelmez. Bazı sektörlerde sade, düzenli ve açık arayüz çok daha güçlü bir marka algısı yaratabilir.

Kullanıcı güvenmiyorsa en iyi CTA, en iyi ürün fotoğrafı veya en güçlü reklam metni bile tek başına yeterli olmayabilir.

E-Ticarette Ürün Sayfası Kararın Verildiği Yerlerden Biri

Kullanıcı ürün sayfasına geldiyse satın alma kararına yaklaşmış demektir. Burada tasarımın görevi yalnızca ürünü güzel göstermek değil, karar için gerekli bilgileri doğru sırayla sunmaktır.

Fiyatın görünür olması, indirim varsa anlaşılır şekilde gösterilmesi, renk veya beden seçiminin rahat yapılması, teslimat bilgisinin bulunması ve iade koşullarına kolay ulaşılması bu deneyimin parçalarıdır.

Örneğin teslimat maliyetini tamamen checkout’a saklamak ürün sayfasını daha sade gösterebilir. Ancak kullanıcı ödeme aşamasında beklemediği bir ücretle karşılaştığında sepeti terk edebilir.

Bu nedenle iyi UX her zaman daha az bilgi göstermek değildir. Kullanıcının ihtiyaç duyduğu bilgiyi ihtiyaç duyduğu anda göstermektir.

Checkout Tasarımı Satışın Son Aşamasını Belirler

Kullanıcı ürünü sepete ekleyip checkout’a geçtiğinde artık onu yeniden ikna etmekten çok işlemi kolaylaştırmak gerekir.

Gereksiz form alanları, zorunlu üyelik, geç ortaya çıkan kargo ücretleri veya sınırlı ödeme seçenekleri satın almaya çok yaklaşmış kullanıcının vazgeçmesine yol açabilir.

Checkout bu yüzden sitenin en sade alanlarından biri olabilir. Büyük kampanya banner’ları, gereksiz navigasyon seçenekleri veya satın alma sürecini bölen popup’lar burada çoğu zaman fayda sağlamaz.

Kullanıcı kararını vermiştir. Tasarımın görevi işlemi bitirmesine yardımcı olmaktır.

Çok Fazla Seçenek Kullanıcıyı Özgürleştirmek Yerine Yavaşlatabilir

Bir sayfaya daha fazla seçenek eklemek her zaman deneyimi iyileştirmez.

Örneğin bir hizmet sayfasında “Demo Al”, “Ücretsiz Başla”, “Bizi Arayın”, “WhatsApp”, “Fiyatları Gör”, “Teklif İste” ve “Sunumu İndir” gibi birçok CTA aynı anda gösteriliyorsa kullanıcı hangisinin kendisi için doğru olduğunu düşünmek zorunda kalır.

Benzer durum ürün filtrelerinde veya paket seçeneklerinde de oluşabilir. Amaç seçenekleri tamamen azaltmak değil, anlamlı biçimde gruplamak ve birincil aksiyonu netleştirmektir.

İyi UX kullanıcı adına karar vermez. Karar vermeyi kolaylaştırır.

Pop-Up Kullanırken Zamanlama En Az Tasarım Kadar Önemli

E-posta toplamak veya kampanya göstermek için popup kullanmak yanlış değil. Sorun, kullanıcının siteyi daha görmeden art arda birkaç pencere kapatmak zorunda kalması.

Çerez bildirimi, bildirim izni, ilk sipariş indirimi ve canlı destek aynı anda görünüyorsa kullanıcı henüz markayı tanımadan arayüzle mücadele etmeye başlar.

Popup’ın ne zaman gösterildiği burada önemli. Belirli süre sitede kalan, birkaç ürün inceleyen veya çıkış niyeti gösteren kullanıcıya kampanya göstermek bazı projelerde daha anlamlı olabilir.

En kolay kurulum her ziyaretçiye ilk saniyede popup göstermektir. En iyi deneyim olduğu anlamına gelmez.

Küçük Metinler Büyük Tereddütleri Azaltabilir

UX yalnızca sayfanın genel yapısından oluşmuyor. Kullanıcının tam karar verdiği anda gördüğü kısa açıklamalar da etkili olabilir.

Bir formun altında “Bilgileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz” yazması güveni artırabilir. Ücretsiz deneme sayfasında “Kredi kartı gerekmez” bilgisi önemli bir tereddüdü ortadan kaldırabilir. Ürün sayfasında tahmini teslimat tarihini göstermek satın alma kararını kolaylaştırabilir.

Hata mesajlarında da aynı durum var. Kullanıcıya yalnızca teknik hata kodu göstermek yerine problemin ne olduğunu ve ne yapması gerektiğini anlatmak deneyimi çok daha sağlıklı hale getirir.

İyi mikro metin kullanıcının tam tereddüt ettiği noktada kısa ve net bir cevap verir.

Tasarım Kararlarını Gerçek Kullanıcı Verisiyle Desteklemek Gerekir

Bir site uzun süredir yayındaysa tasarım değişikliklerini yalnızca toplantıdaki kişisel görüşlerle yapmak büyük fırsat kaybı olabilir. Çünkü elinde gerçek kullanıcı davranışı vardır.

GA4 hangi sayfaların trafik aldığını ve dönüşüm funnel’ındaki kayıpları gösterebilir. Oturum kayıtları ve heatmap araçları kullanıcıların nereye tıkladığını veya hangi alanlarda zorlandığını gösterebilir. Search Console insanların siteye hangi aramalarla geldiğini anlatır.

Müşteri hizmetleri ise analitik araçların gösteremediği başka bir veri sunar.

Kullanıcılar sürekli “kargo ne zaman gelir?” diye soruyorsa cevap muhtemelen sitede yeterince görünür değildir. Hizmet alan bir işletmeye sürekli fiyatın nasıl belirlendiği soruluyorsa hizmet sayfası bu soruyu yeterince iyi cevaplamıyor olabilir.

UX çalışmasında gerçek kullanıcı sorularını tasarım girdisine dönüştürmek oldukça değerlidir.

Her Değişiklik İçin A/B Test Yapmak Şart Değil

Yeterli trafiğe sahip sitelerde A/B test önemli değişiklikleri doğrulamak için güçlü bir yöntemdir. İki farklı CTA, farklı form yapıları veya iki checkout düzeni gerçek kullanıcılarla karşılaştırılabilir.

Küçük işletmelerde ise anlamlı A/B test yapacak trafik her zaman bulunmaz. Bu durumda hiçbir şey ölçülemez diye düşünmek doğru değil.

Kullanıcı testleri, heatmap verileri, oturum kayıtları, form terkleri, müşteri destek talepleri ve değişiklik öncesi-sonrası performans karşılaştırmaları birlikte kullanılabilir.

Önemli olan kararın “bize bu tasarım daha güzel geldi” seviyesinde kalmaması.

UI/UX Tasarım SEO ile Nasıl Kesişir?

UI/UX tasarımın iyi olması tek başına Google sıralaması sağlamaz. Ancak kullanıcı deneyimi ve teknik SEO birçok noktada aynı temel ihtiyaçlara dokunur.

Hızlı açılan bir site hem kullanıcı için iyidir hem teknik performans açısından güçlüdür. Mobilde rahat kullanılan sayfalar kullanıcı deneyimini iyileştirir. Anlaşılır navigasyon, site yapısının hem kullanıcı hem arama motorları tarafından daha rahat anlaşılmasına yardımcı olur.

Temiz bilgi mimarisi, kolay erişilebilir içerik, güvenli bağlantı ve stabil sayfa yapısı hem SEO hem UX tarafında sağlıklı bir temel oluşturur.

Bu nedenle SEO ve UI/UX birbirinden tamamen bağımsız ekiplerin işi gibi düşünülmemeli.

Dönüşüm Odaklı UI/UX Analizinde Nereden Başlanmalı?

Bir siteyi değerlendirirken doğrudan renkleri ve tasarım trendlerini değiştirmek yerine kullanıcı yolculuğunun nerede kırıldığını anlamak gerekir.

Kullanıcı siteye geldiğinde ne sunduğunuzu anlayabiliyor mu? Aradığı sayfaya rahat ulaşabiliyor mu? Mobilde sorun yaşıyor mu? Formu gereksiz uzun mu? Ürün sayfasında temel bilgiler eksik mi? Checkout sırasında kullanıcı kaybı mı yaşanıyor?

Büyük dönüşüm kaybının olduğu alan tespit edildikten sonra tasarım çalışmasını oraya yoğunlaştırmak daha verimli olur.

Örneğin ana sayfanın dönüşümle doğrudan ilgisi yokken bütün bütçeyi ana sayfa redesign’a harcamak yerine ödeme adımındaki problemi düzeltmek çok daha fazla ticari değer sağlayabilir.

Fabrikido’da UI/UX Tasarıma Nasıl Bakıyoruz?

Bizim tarafta UI/UX çalışmasına başlarken ilk soru “site nasıl görünsün?” değil, “kullanıcı burada ne yapacak?” oluyor.

Ürün mü satın alacak, teklif mi isteyecek, telefon mu açacak, randevu mu alacak veya önce bir hizmet hakkında detay mı öğrenmesi gerekiyor?

Ana dönüşüm belli olduğunda tasarım kararları da daha anlamlı hale geliyor.

Bazen çok büyük bir slider’ı küçültmek gerekiyor çünkü asıl mesajı aşağı itiyor. Bazen üç paragrafı kaldırmak kullanıcıyı daha hızlı CTA’ya ulaştırıyor. Bazen sayfanın görünümü neredeyse hiç değişmeden yalnızca form yapısını sadeleştirmek dönüşüm oranında daha fazla fark yaratabiliyor.

Bu yüzden UI/UX tasarımı web sitesini süslemek olarak görmüyoruz.

Tasarımın ticari değeri, kullanıcının kafasındaki gereksiz soruları azaltmasında ortaya çıkıyor. Kullanıcı ne sunduğunu anlıyor, aradığını kolayca buluyor, siteye güveniyor ve yapmak istediği işlemi rahatça tamamlayabiliyorsa tasarım görevini yerine getiriyor.

Çok güzel görünen ama kullanıcıyı yoran bir site dönüşüm kaybedebilir. Daha sade ama iyi düşünülmüş bir site ise çok daha güçlü sonuç verebilir.

En iyi tasarım genellikle kullanıcının tasarımı düşünmek zorunda kalmadığı tasarımdır.

Sıkça Sorulan Sorular

UI UX tasarım dönüşüm oranını gerçekten etkiler mi?

Evet. Kullanıcının aradığı bilgiye ulaşması, siteye güvenmesi ve istediği aksiyonu rahatça tamamlaması dönüşüm ihtimalini etkileyebilir. Ancak ürün, fiyat, trafik kalitesi ve teklif de dönüşüm üzerinde etkilidir; tasarım tek başına bütün sonucu belirlemez.

UI ile UX arasındaki fark nedir?

UI kullanıcının gördüğü arayüzü, UX ise siteyi veya uygulamayı kullanırken yaşadığı genel deneyimi ifade eder. Renk, tipografi ve buton görünümü UI tarafına girerken navigasyon, form akışı, bilgi mimarisi ve checkout deneyimi UX kapsamındadır.

Web sitesinde dönüşüm oranı nasıl artırılır?

Öncelikle kullanıcının hangi aşamada kaybedildiği belirlenmelidir. Ardından problemin bulunduğu alana göre form, CTA, mobil deneyim, navigasyon, ürün sayfası veya checkout gibi bölümler iyileştirilebilir. Her şeyi aynı anda değiştirmek yerine veriye göre ilerlemek daha sağlıklıdır.

Mobil UX neden önemli?

Mobil kullanıcı daha küçük ekranda ve farklı kullanım koşullarında hareket eder. Masaüstünde rahat kullanılan bir menü veya form telefonda zorlayıcı olabilir. Bu yüzden mobil deneyim yalnızca responsive görünümle değil, gerçek cihaz üzerindeki kullanım akışıyla değerlendirilmelidir.

UI UX tasarım SEO’yu etkiler mi?

İyi tasarım tek başına sıralama sağlamaz. Ancak site hızı, mobil kullanılabilirlik, anlaşılır navigasyon ve temiz bilgi mimarisi gibi UX unsurları teknik SEO ile birçok noktada kesişir.

UI UX çalışmasının başarılı olduğu nasıl anlaşılır?

Dönüşüm oranı, form tamamlama, sepete ekleme, checkout tamamlama ve kullanıcı davranışları değişiklik öncesi ve sonrası karşılaştırılabilir. Yeterli trafik varsa A/B test uygulanabilir; daha düşük trafikli sitelerde kullanıcı testleri ve davranış analizlerinden yararlanılabilir.

Paylaşın:
Picture of Fabrikido
Fabrikido

Fabrikido’nun hikâyesini, yaklaşımını ve markalara nasıl değer kattığını keşfedin. Yaratıcı, stratejik ve kullanıcı odaklı çözümler sunuyoruz.

Tüm Bloglar