Google Ads’te daha iyi sonuç almak her zaman daha fazla para harcamak anlamına gelmiyor. Özellikle KOBİ’lerde asıl mesele, mevcut Google Ads bütçesi ile daha fazla tıklama satın almak değil; işletme açısından değerli olan kullanıcıları bulup bütçeyi bu kullanıcıların dönüşüm ihtimalinin daha yüksek olduğu alanlara yönlendirmek.
Bir kampanyada tıklama maliyetinin düşük olması ilk bakışta olumlu görünebilir. Fakat 20 TL’ye gelen tıklamalar hiç müşteri üretmiyorsa, 60 TL’ye gelen ama düzenli satış veya form sağlayan trafik çok daha değerlidir. Aynı şekilde dönüşüm sayısı yüksek görünen bir kampanya da her zaman başarılı değildir. Eğer sistem form açmayı, WhatsApp butonuna dokunmayı ve gerçek teklif talebini aynı değerde dönüşüm olarak sayıyorsa Google’ın neyi optimize ettiğini dikkatle incelemek gerekir.
Bütçe verimliliği bu yüzden kampanya ekranındaki günlük bütçe rakamından çok daha geniş bir konu. Dönüşüm takibi, teklif stratejisi, arama terimleri, lokasyon, landing page, ürün kârlılığı ve satış kalitesi birlikte ele alınmalı.
Önce Google Ads’te Neyi Başarı Olarak Gördüğünüzü Belirleyin
Bir kampanyaya “daha fazla dönüşüm getir” dediğimizde Google’ın dönüşüm olarak gördüğü şeylerin gerçekten işletme için değerli olması gerekir.
Bir hizmet işletmesinde form gönderimi gerçek bir dönüşüm olabilir. Ancak sadece iletişim sayfasının görüntülenmesini dönüşüm olarak tanımladıysan sistem bütçeyi müşteri olmaya yakın kişilere değil, iletişim sayfasını görüntüleme ihtimali yüksek kişilere yönlendirebilir.
Benzer durum telefon aramalarında yaşanıyor. Üç saniyelik bir arama ile beş dakika süren nitelikli müşteri görüşmesini aynı şekilde değerlendirmek doğru olmayabilir.
E-ticarette konu biraz daha net görünür çünkü satın alma ve sipariş değeri takip edilebilir. Yine de burada da yalnızca sipariş sayısına bakmak yeterli değildir. 400 TL’lik sipariş ile 8.000 TL’lik sipariş aynı ticari değere sahip değilse reklam sistemine bu farkı aktarmak gerekir.
Bu nedenle bütçe artırmadan önce ölçümleme altyapısına bakmak çoğu zaman kampanyanın kendisine bakmaktan daha önemlidir. GA4, Google Ads conversion tracking ve gerekiyorsa CRM tarafındaki offline dönüşümler doğru çalışmıyorsa sistemden çok iyi optimizasyon beklemek zorlaşır.
Daha Fazla Dönüşüm ile Daha Fazla Değer Aynı Şey Değil
Google Ads bütçesi yönetilirken önemli ayrımlardan biri dönüşüm sayısı ile dönüşüm değeri arasındaki fark.
Bir kampanya ayda 100 dönüşüm getiriyor, başka bir kampanya 60 dönüşüm getiriyor olabilir. İlk bakışta 100 dönüşümlü kampanya daha başarılı görünür. Ancak ilk kampanyanın satışa dönüşen müşteri oranı %5, ikincinin %25 ise gerçek tablo değişir.
E-ticarette bu farkı sipariş değeri üzerinden daha doğrudan görebiliriz. Bazı ürünler yüksek ciro üretirken kâr marjı düşüktür. Bazı ürünlerin sipariş sayısı daha azdır ama işletmeye daha fazla katkı sağlar.
Google Ads’in Maximize Conversion Value veya Target ROAS gibi değer bazlı teklif stratejileri tam olarak burada anlam kazanır. Sisteme doğru dönüşüm değerleri gönderildiğinde algoritma yalnızca mümkün olduğunca çok sipariş bulmaya değil, bütçeden mümkün olduğunca fazla değer üretmeye çalışabilir.
Ancak değer verisi yanlışsa algoritma da yanlış hedefe gider.
100 TL kazandıran lead’e 1.000 TL, 5.000 TL kazandıran lead’e yine 1.000 TL değer gönderiyorsan Google açısından ikisi aynıdır. İşletme açısından değildir.
Teklif Stratejisini Kampanyanın Gerçek Hedefine Göre Seçin
Google Ads arayüzü artık önemli ölçüde otomatik teklif stratejileri etrafında çalışıyor. Target CPA, Target ROAS, Maximize Conversions ve Maximize Conversion Value gibi Smart Bidding stratejileri her açık artırmada cihaz, lokasyon, saat, kullanıcı bağlamı ve başka birçok sinyali birlikte değerlendirebiliyor.
Bu otomasyon güçlü ama “otomatik olduğu için kendi kendine her şeyi çözer” anlamına gelmiyor.
Örneğin Maximize Conversions kullanıyorsan sistem verilen bütçe içinde mümkün olduğunca fazla dönüşüm oluşturmaya çalışır. Fakat hesabındaki düşük değerli mikro dönüşümler ana hedeflere karışmışsa bütçenin önemli bir bölümü işletmenin istemediği davranışlara gidebilir.
Maximize Conversion Value tarafında ise doğru gelir veya değer verisi gerekir. Target ROAS kullanıldığında belirlediğin hedefin de gerçekçi olması önemlidir. Yeni kampanyaya çok yüksek ROAS beklentisi koymak sistemin açık artırmalara girme alanını fazla daraltabilir.
Teklif stratejisinin adı kadar, ona verdiğin veri ve hedef önemli.
Google’ın Haziran 2026’dan itibaren bazı teklif stratejilerinin isimlerini sadeleştirmesi de burada kafa karıştırabilir. Arayüzde artık Target CPA veya Target ROAS şeklinde gördüğün yapıların temel teklif davranışı aynı mantıkla devam ediyor.
Arama Terimleri Bütçenin Nereye Gittiğini Gösteren En Değerli Alanlardan Biri
Search kampanyası yönetirken anahtar kelimelere bakmak yeterli değil. Kullanıcının gerçekten ne aradığını görmek gerekir.
Diyelim Ankara’da kurumsal web sitesi hizmeti veriyorsun ve geniş eşlemeli “web sitesi yaptırmak” kelimesini kullanıyorsun. Reklamın “ücretsiz web sitesi yapma”, “web sitesi örnekleri”, “web sitesi nasıl yapılır” veya iş modelinle hiç ilgisi olmayan farklı sorgulara çıkabilir.
Bu aramalar tıklama üretebilir.
Trafik artabilir.
Fakat müşteri gelmez.
Böyle bir durumda çözüm ilk olarak bütçeyi artırmak değil, arama terimlerini incelemektir.
Alakasız sorgular negatif anahtar kelime olarak eklenebilir. Değerli yeni sorgular ayrı anahtar kelimelere dönüştürülebilir. Belirli bir arama temasının sürekli iyi müşteri getirdiği görülüyorsa o tema için özel reklam metni veya landing page hazırlanabilir.
Bu çalışma düzenli yapılmalı çünkü kullanıcıların arama biçimi zaman içinde değişiyor.
Performance Max kampanyalarında da bu alan geçmişe göre daha görünür hale geldi. Güncel arama terimleri raporlarında sorguları, bunların dönüşüm performansını ve bazı durumlarda hangi reklam formatı veya landing page ile eşleştiğini incelemek mümkün. Bu da PMax’i tamamen kapalı bir kutu gibi değerlendirmek yerine bütçenin hangi sorgular üzerinden çalıştığını daha iyi anlamaya yardımcı oluyor.
Negatif Anahtar Kelime Kullanmak Bütçe Kısmak Değildir
Negatif anahtar kelime bazen “kampanyanın erişimini azaltmak” gibi algılanıyor. Doğru kullanıldığında yaptığı şey erişimi azaltmaktan çok yanlış erişimi azaltmak.
Örneğin ücretli eğitim satıyorsan sürekli “ücretsiz eğitim” sorgularından tıklama almanın çok anlamı olmayabilir. Kurumsal hizmet veriyorsan “iş ilanı”, “maaş” veya “staj” gibi istihdam amaçlı sorgular reklam bütçesini tüketebilir.
Ancak negatif kelime kullanımında fazla agresif davranmak da riskli. Dönüşüm getirebilecek aramaları istemeden engelleyebilirsin.
Bu yüzden negatif kelime listeleri varsayımlarla değil, gerçek arama terimleri üzerinden geliştirilirse daha sağlıklı olur.
Marka ve Marka Dışı Trafiği Aynı Sepete Koymayın
Google Ads raporlarında çok yüksek dönüşüm oranı ve düşük CPA görmek güzel.
Ancak bu dönüşümlerin ne kadarının zaten markanı arayan kullanıcılardan geldiğini bilmek gerekir.
Örneğin kullanıcı doğrudan “Fabrikido” diye arıyorsa markayı zaten biliyor. Aynı kullanıcının “Ankara SEO ajansı” aramasıyla ilk kez seni keşfetmesi farklı bir kazanım.
Bu nedenle marka ve marka dışı aramaların performansını mümkün olduğunca ayrı değerlendirmek faydalı.
Marka kampanyaları genellikle yüksek dönüşüm oranına sahip olduğu için genel hesap ortalamalarını çok iyi gösterebilir. Ancak büyüme açısından işletmeye yeni talep kazandıran marka dışı kampanyalar daha fazla bilgi verir.
Buradaki amaç marka reklamlarını mutlaka kapatmak değil. Marka trafiğinin hesabın geri kalan performansını olduğundan iyi gösterip göstermediğini anlamak.
Lokasyon Ayarlarını Sadece Haritada Seçip Bırakmayın
Yerel hizmet veren işletmelerde reklam bütçesinin önemli bir bölümü yanlış lokasyon ayarları nedeniyle verimsiz kullanılabilir.
Ankara’da yalnızca belirli ilçelere hizmet veren bir işletmenin Türkiye genelinden tıklama almasının anlamı yok. Aynı şekilde fiziksel mağazası olan işletmenin gerçek müşteri alanıyla reklam hedefleme alanı farklı olabilir.
Burada yalnızca seçilen şehir veya ilçeye bakmak yeterli değil. Gerçek performansı lokasyon raporlarından görmek gerekir.
Hangi bölgeler müşteri getiriyor?
Hangi ilçelerde tıklama çok ama dönüşüm yok?
Farklı şehirlerden gelen lead’ler gerçekten hizmet kapsamına giriyor mu?
Örneğin Ankara kampanyası İstanbul’dan çok sayıda form topluyor fakat şirket bu bölgeye hizmet vermiyorsa bu dönüşümler raporda başarılı görünse bile bütçe açısından verimsizdir.
Lokasyon verisini satış ekibinin geri bildirimiyle birlikte değerlendirmek bu nedenle önemli.
Gün ve Saat Ayarlarında Ezbere Karar Vermeyin
“Gece kimse bizi aramıyor, reklamları kapatalım” mantıklı görünebilir. Fakat kullanıcı gece araştırıp sabah form gönderebilir veya farklı cihazlarda dönüşüm yolculuğunu tamamlayabilir.
Aynı şekilde B2B işletme diye reklamı sadece 09.00-18.00 arasında göstermek her zaman doğru olmayabilir. Karar vericiler iş çıkışında araştırma yapıyor olabilir.
Bu nedenle reklam zaman planını tahminle değil, veriyle yönetmek daha sağlıklı.
Burada Smart Bidding kullanan hesaplarda ayrıca dikkat etmek gerekir. Otomatik teklif sistemleri zaman, cihaz ve kullanıcı bağlamı gibi sinyalleri zaten açık artırma sırasında değerlendiriyor. Çok fazla manuel sınırlama koymak algoritmanın hareket alanını gereksiz şekilde daraltabilir.
Veri açık biçimde belirli saatlerin sürekli kötü sonuç verdiğini gösteriyorsa müdahale düşünülebilir. Fakat yalnızca sezgiyle kampanyanın yarısını kapatmak çoğu zaman iyi başlangıç değildir.
Performance Max Bütçesini Artırmadan Önce Kanal Performansına Bakın
Performance Max kampanyalarında yıllarca en büyük eleştirilerden biri bütçenin Google’ın hangi kanallarında harcandığını yeterince net görememekti.
2026 itibarıyla kanal performansı raporları bu konuda çok daha fazla görünürlük sağlıyor. Search, YouTube, Display, Discover, Gmail, Maps ve diğer envanterlerin kampanyaya nasıl katkıda bulunduğunu daha detaylı incelemek mümkün.
Burada önemli olan tek bir kanalı gördüğün anda iyi veya kötü ilan etmemek.
Performance Max kampanya seviyesinde dönüşüm hedefine göre kanallar arasında optimizasyon yapıyor. Bir kanal son tıklama dönüşümü düşük görünse bile yolculuğun başka aşamasında katkı sağlıyor olabilir.
Yine de kanal raporu önemli ipuçları verir. Örneğin video trafiği çok yoğunken kreatiflerin zayıf olduğunu fark edebilirsin. Search tarafında belirli sorguların bütçeyi tükettiğini görebilirsin. Ürün verisi kullanan reklamların performansını ayrıca inceleyebilirsin.
Bu görünürlük, “PMax kötü gidiyor, bütçeyi düşürelim” demek yerine sorunun hangi alanda olabileceğini anlamayı kolaylaştırır.
Landing Page Kötüyse Reklam Optimizasyonunun Bir Sınırı Vardır
Google Ads hesabında saatlerce anahtar kelime, teklif ve hedefleme optimizasyonu yapmak mümkün.
Fakat kullanıcı kötü bir landing page’e gidiyorsa bir noktadan sonra platform içinde yapabileceğin iyileştirmenin sınırına gelirsin.
Reklam “Ankara Google Ads yönetimi” diyor ama kullanıcı genel ajans ana sayfasına gidiyorsa mesaj devamlılığı zayıflar. Form çok uzunsa kullanıcı vazgeçebilir. Mobil sayfa yavaşsa reklam tıklaması daha içerik görünmeden kaybedilebilir.
Burada çok önemli bir ayrım var: Google Ads bütçesini verimli kullanmak sadece reklam hesabını optimize etmek değildir.
Reklamın getirdiği trafiği daha iyi dönüştürmek de bütçe verimliliğidir.
Aynı 50.000 TL bütçeyle landing page dönüşüm oranını %2’den %3’e çıkarmak, bütçeyi artırmadan %50 daha fazla dönüşüm potansiyeli oluşturabilir. Elbette gerçek sonuç trafik kalitesine ve satış sürecine bağlıdır, ancak matematik basit: mevcut trafiği daha iyi kullanmak çoğu zaman yeni trafik satın almaktan daha ucuzdur.
Düşük Tıklama Maliyetini Başarı Gibi Görmeyin
Google Ads optimizasyonunda CPC’nin düşmesi güzel olabilir ama nihai hedef değildir.
Bir kampanyada tıklama maliyetini 40 TL’den 20 TL’ye düşürmüş olabilirsin. Eğer daha düşük kaliteli kullanıcılar gelmeye başladıysa dönüşüm maliyeti aynı anda yükselmiş olabilir.
Bu özellikle geniş kitle veya düşük niyetli sorgularda sık görülür.
Bütçeyi değerlendirirken tıklama maliyetinin yanında dönüşüm oranı, CPA, ROAS ve gerçek müşteri kalitesi birlikte okunmalı.
B2B projelerde satış ekibinden gelen bilgi burada çok değerli. Google Ads 50 form üretmiş olabilir ama bunların yalnızca üçü gerçekten teklif verilebilir müşteri ise kampanya panelindeki “50 dönüşüm” rakamı tek başına yanıltıcıdır.
Lead Kalitesini Google Ads’e Geri Göndermek Büyük Fark Yaratabilir
Hizmet işletmelerinde Google Ads’in en zor taraflarından biri formun gönderilmesi ile gerçek satış arasındaki mesafe.
Kullanıcı formu doldurur.
Google Ads bunu dönüşüm olarak görür.
Satış ekibi kullanıcıyı arar.
Belki numara yanlıştır.
Belki kullanıcı hizmet bölgesi dışındadır.
Belki bütçesi uygun değildir.
Belki gerçek müşteridir ve satış gerçekleşir.
Google Ads bu sonraki süreci bilmiyorsa bütün formları benzer değerde değerlendirebilir.
CRM ve offline conversion tracking burada devreye girer. Gerçek nitelikli lead veya tamamlanan satış bilgisi Google Ads’e geri aktarılabildiğinde teklif algoritması yalnızca form doldurmaya eğilimli kişileri değil, gerçek müşteri olma ihtimali daha yüksek kullanıcıları öğrenmeye başlayabilir.
Özellikle yüksek lead hacimli B2B ve hizmet işletmelerinde bu yaklaşım bütçe verimliliğini yalnızca anahtar kelime düzenlemekten çok daha fazla etkileyebilir.
Günlük Bütçeyi Sürekli Değiştirmek İyi Bir Optimizasyon Değildir
Kampanya birkaç gün kötü gittiğinde bütçe düşürmek, ertesi hafta iyi gidince tekrar yükseltmek oldukça yaygın.
Ancak performans her gün aynı olmaz.
Dönüşüm gecikmeleri, haftanın günü, rekabet, sezon ve kullanıcı talebi günlük sonuçları değiştirebilir. Özellikle Smart Bidding kullanan kampanyalarda büyük ve sık değişiklikler sistemi sürekli yeni koşullara uyum sağlamaya zorlayabilir.
Bu nedenle bütçeyi günlük duyguyla değil, yeterli veriyle değerlendirmek daha sağlıklı.
Örneğin son iki gün pahalı diye bir kampanyayı kapatmak yerine birkaç dönüşüm döngüsüne bakmak gerekebilir. Aynı şekilde son üç günde iyi sonuç geldi diye bütçeyi bir anda birkaç katına çıkarmak performansı aynı oranda büyütmeyebilir.
Bütçe değişikliklerinin kontrollü yapılması, ardından kampanyaya yeni koşulları değerlendirecek zaman verilmesi daha anlamlı.
Kampanyaları Gereğinden Fazla Bölmek de Bütçeyi Verimsizleştirebilir
Eskiden Google Ads hesaplarında her anahtar kelime grubuna ayrı kampanya veya çok küçük reklam grupları oluşturmak daha yaygındı.
Bugün otomatik teklif sistemleri daha fazla veriden faydalanıyor.
Özellikle küçük bütçeli hesaplarda bütçeyi 15 farklı kampanyaya bölmek her kampanyanın yeterli dönüşüm verisi toplamasını zorlaştırabilir.
Örneğin aylık 30.000 TL bütçeyi 12 kampanyaya bölüp her kampanyadan birkaç dönüşüm beklemek yerine benzer hedeflere sahip yapıları daha anlamlı şekilde konsolide etmek bazı hesaplarda daha sağlıklı olabilir.
Bu, bütün hizmetleri tek kampanyaya koymak anlamına gelmiyor.
Kullanıcı niyeti, bütçe kontrolü, lokasyon, ürün marjı veya iş hedefi farklıysa ayrım gerekli olabilir. Ancak kampanya yapısı geçmiş alışkanlıklarla değil, yönetim ihtiyacı ve veri hacmiyle kurulmalı.
Dönüşüm Başına Maliyete Değil Kârlılığa Bakın
E-ticarette 300 TL’ye satış getiren kampanya başarılı mı?
Ürüne göre değişir.
Bir ürün satış başına 2.000 TL kâr bırakıyorsa 300 TL müşteri edinme maliyeti harika olabilir. Ürün 200 TL kâr bırakıyorsa zarar ediyorsun.
Hizmet işletmelerinde de durum benzer. 1.500 TL CPA pahalı görünebilir. Ancak ortalama müşterinin şirkete bıraktığı kâr 30.000 TL ise son derece iyi olabilir.
Bütçe kararını platform metriklerinden işletme ekonomisine bağlamak gerekiyor.
ROAS bu noktada yardımcı ama o da her zaman kârlılık değildir. Ciro ile kâr aynı şey değil.
Özellikle e-ticarette ürün marjı, iade oranı, kargo maliyeti, ödeme komisyonu ve tekrar satın alma davranışı hesaba katıldığında hangi kampanyanın gerçekten değerli olduğu daha net ortaya çıkar.
Google Ads Bütçesini Artırmadan Önce Neye Bakıyoruz?
Bizim tarafta bir hesapta “bütçeyi artırmalı mıyız?” sorusuna doğrudan evet veya hayır demeden önce kampanyanın mevcut bütçeyi nasıl kullandığına bakıyoruz.
Öncelikle dönüşüm takibinin doğru olup olmadığını kontrol ediyoruz. Ardından arama terimleri, teklif stratejisi, kampanya ayrımları, lokasyonlar ve landing page performansı inceleniyor. E-ticarette ürün ve kategori bazında ROAS ile kârlılık karşılaştırılıyor; hizmet işletmelerinde ise mümkünse form sayısının ötesine geçip gerçek lead kalitesine bakıyoruz.
Çünkü verimsiz çalışan 50.000 TL’lik kampanyayı 100.000 TL’ye çıkarmak, problemi çözmek yerine iki kat büyütebilir.
Buna karşılık kampanya bütçe nedeniyle sınırlanıyor, hedef dönüşüm maliyetini koruyor ve daha fazla talep yakalayabilecek alan bulunuyorsa bütçe artırmak anlamlı olabilir.
Önemli olan “daha çok harcarsak daha çok müşteri gelir” varsayımıyla değil, marjinal bütçenin ne üreteceğini düşünerek hareket etmek.
Fabrikido’da Google Ads Bütçesine Nasıl Bakıyoruz?
Google Ads yönetiminde bütçeyi yalnızca günlük limit olarak görmüyoruz.
Bizim için asıl soru, harcanan her 1 TL’nin mümkün olduğunca doğru sinyale yönelip yönelmediği.
Bazen bunun çözümü negatif anahtar kelime oluyor. Bazen yanlış ölçülen dönüşümü düzeltmek gerekiyor. Bazen kampanyanın hiçbir sorunu olmuyor ama landing page satış yapmıyor. Bazen de reklam çok sayıda form getiriyor fakat satış ekibi bu formların çoğunun kalitesiz olduğunu söylüyor.
Bu nedenle Google Ads optimizasyonunu hesap içinde başlayıp hesap içinde biten bir iş olarak değerlendirmiyoruz.
Reklam, web sitesi ve satış süreci birbirine bağlı.
Google Ads doğru kullanıcıyı getirir, landing page onu ikna eder, satış süreci de müşteriye dönüştürür. Bu zincirin herhangi bir bölümü zayıfsa reklam bütçesinin verimi düşer.
Küçük bütçeyle çalışan işletmeler için bu yaklaşım daha da önemli. Çünkü büyük hesaplarda birkaç bin liralık hata tolere edilebilirken küçük işletmede aynı oran bütçenin ciddi bölümünü tüketebilir.
Bütçeyi verimli kullanmanın yolu her zaman daha düşük teklif vermek veya reklamı daha az göstermek değil. Asıl mesele, para harcamaya değmeyen kullanıcıyı azaltırken değerli müşteriyi kaçırmamaktır.
Google Ads’te iyi optimizasyon da tam olarak bu dengeyi kurmaya çalışır.
Sıkça Sorulan Sorular
Google Ads bütçesi ne kadar olmalı?
Her işletme için geçerli sabit bir Google Ads bütçesi yoktur. Sektördeki tıklama maliyetleri, dönüşüm oranı, müşteri değeri, hedeflenen satış hacmi ve rekabet seviyesi birlikte değerlendirilmelidir. Çok düşük bütçe yeterli veri üretmeyebilir, yüksek bütçe ise kötü kurulmuş kampanyada gereksiz harcamaya dönüşebilir.
Google Ads bütçesi nasıl daha verimli kullanılır?
Önce dönüşüm takibinin doğru kurulması gerekir. Ardından arama terimleri, negatif anahtar kelimeler, teklif stratejisi, lokasyon, landing page ve gerçek müşteri kalitesi birlikte incelenmelidir. Amaç en ucuz tıklamayı değil, kabul edilebilir maliyetle en değerli dönüşümü elde etmektir.
Günlük Google Ads bütçesini sürekli değiştirmek doğru mu?
Genellikle sık ve büyük değişikliklerden kaçınmak daha sağlıklıdır. Günlük performans doğal olarak dalgalanabilir ve Smart Bidding sistemlerinin değişen koşullara uyum sağlaması gerekebilir. Bütçe kararları yeterli veri ve dönüşüm döngüsü dikkate alınarak verilmelidir.
Google Ads’te Target CPA mı Target ROAS mı kullanılmalı?
Hedefe bağlıdır. Dönüşümlerin işletme açısından benzer değerde olduğu lead üretimi gibi modellerde Target CPA anlamlı olabilir. Dönüşüm değerlerinin ciddi şekilde değiştiği e-ticaret veya değer bazlı yapılarda Target ROAS daha uygun olabilir. Her iki yöntemde de doğru dönüşüm verisi temel şarttır.
Performance Max kampanyalarında bütçe kontrol edilebilir mi?
Performance Max otomatik olarak farklı Google kanallarında optimizasyon yapar ancak güncel kanal performansı ve arama terimleri raporları kampanyanın nasıl çalıştığını daha iyi analiz etmeye yardımcı olur. Arama terimleri, negatif anahtar kelimeler, brand exclusion, kreatifler, ürün verileri ve dönüşüm hedefleri düzenli kontrol edilmelidir.
Google Ads’te düşük CPC iyi midir?
Tek başına değil. Düşük tıklama maliyeti daha fazla trafik sağlayabilir ancak gelen kullanıcılar dönüşmüyorsa bütçe verimli kullanılmıyor olabilir. CPC, dönüşüm oranı, CPA, ROAS ve gerçek müşteri kalitesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

